Bir akvaryumun önünde durup balıkları izlediğinizde, hiçbirinin gözünü kapatıp kıvrıldığını göremezsiniz. Bu yüzden çoğu insan balıkların hiç uyumadığını sanır. Oysa gerçek tam tersi: Balıklar da uyur, sadece bizim alışkın olduğumuz gibi değil. İşin sırrı ise onların gözlerinde başlıyor.
Balıkların büyük çoğunluğunda göz kapağı yoktur. Suyun altında gözlerine toz kaçma ihtimali olmadığı için buna ihtiyaç da duymazlar. Dolayısıyla uyurken gözlerini kapatmazlar; adeta açık gözle dinlenirler. Peki uyuduklarını nereden anlarız? Bir balık uyumaya geçtiğinde ortalıkta dolaşmayı bırakır, tek bir noktada asılı kalıp hareketsizleşir, solungaçları daha yavaş çalışmaya başlar ve metabolizması düşer. Yani vücudu adeta rölantiye alır; ama tehlike anında hemen kaçabilecek kadar da tetiktedir.
Nerede uyuduklarına gelince, çoğu balık kendini güvene almanın bir yolunu bulur. Genellikle dibe yakın bir yere iner, kayaların ya da bitkilerin arasına sıkışır; böylece hem yırtıcılar onları kolayca yakalayamaz hem de su akıntısı onları alıp götüremez. Ama bazı balıklar bu konuda çok daha yaratıcıdır. Papağan balığı, her gece ağzından salgıladığı sümüksü bir maddeyle kendi etrafında bir tür kozadan uyku tulumu örer. Kulağa tuhaf gelse de bu işlem hayli enerji ister ve ciddi bir amaca hizmet eder: Bu koza, tıpkı bir cibinlik gibi, uyurken balığa saldıran asalak yaratıkları uzak tutar; ayrıca balığın kokusunu gizleyerek onu yırtıcılardan da korur. Hatta bu kozaya dokunulduğunda balık aniden irkilip fırlar; adeta doğal bir çalar saat gibi. Bazıları sabah olunca harcadığı enerjiyi geri kazanmak için bu kozayı yiyerek güne başlar.
Peki nefes almak için sürekli yüzmek zorunda olan köpekbalıkları ne yapıyor? Onlar için uyumak biraz daha karmaşık. Bir kısmı, tıpkı yunuslar gibi, beyninin yalnızca bir yarısını dinlendirip diğer yarısını uyanık tutarak hem yüzmeye hem de tehlikelere karşı tetikte kalmaya devam eder. Bazıları ise solungaçlarından su geçirebilmek için güçlü akıntıların olduğu yerlere yerleşip yavaşça süzülerek dinlenir.
Şaşırtıcı olan şu ki, bilim insanları bazı balıkların bizimkine çok benzer uyku evrelerine sahip olduğunu keşfetti; derin uyku benzeri bir hâle geçtiklerini bile gözlemlediler. Yani o sessiz, hareketsiz balık aslında tatlı bir uykunun tam ortasında olabilir; sadece bunu gözleri açık, belki de kendi ördüğü sümüksü bir uyku tulumunun içinde yapıyordur.





