Bir akvaryumun önünde durup balıkları izlediğinizde, hiçbirinin gözünü kapatıp kıvrıldığını göremezsiniz. Bu yüzden çoğu insan balıkların hiç uyumadığını sanır. Oysa gerçek tam tersi: Balıklar da uyur, sadece bizim alışkın olduğumuz şekilde değil. Peki balıklar gerçekten uyur mu, gözleri açıkken nasıl dinlenir ve nerede uyurlar? İşte merak edilenler.
Balıklar gerçekten uyur mu?
Evet, balıklar uyur; ama onların uykusu bizimkinden farklıdır. Uyku yerine "dinlenme hâli" demek daha doğru olur. Bir balık uykuya geçtiğinde ortalıkta dolaşmayı bırakır, tek bir noktada asılı kalıp hareketsizleşir, solungaçları daha yavaş çalışmaya başlar ve metabolizması düşer. Yani vücudu adeta rölantiye alır. Yine de tam anlamıyla kendinden geçmez; bir tehlike anında hemen kaçabilecek kadar tetikte kalır. Şaşırtıcı olan şu ki bilim insanları, bazı balıklarda tıpkı bizdeki gibi derin uyku benzeri evreler bile gözlemlemiştir.
Balıklar neden gözleri açık uyur?
Bunun cevabı çok basit: Balıkların büyük çoğunluğunda göz kapağı yoktur. Suyun altında gözlerine toz kaçma ihtimali olmadığı için, gözlerini nemli tutacak ya da koruyacak bir kapağa ihtiyaç duymazlar. Dolayısıyla uyurken gözlerini kapatamazlar; adeta açık gözle dinlenirler. Bu yüzden bir balığın uyuyup uyumadığını gözlerinden değil, hareketsizliğinden ve duruşundan anlarız.
Balıklar nerede uyur?
Uyumak, bir balık için savunmasız kalmak demektir; bu yüzden çoğu balık kendini güvene almanın bir yolunu bulur. Genellikle dibe yakın bir yere iner, kayaların ya da bitkilerin arasına sıkışır. Böylece hem yırtıcılar onları kolayca yakalayamaz hem de su akıntısı onları alıp sürükleyemez. Kimi balıklar mercanların oyuklarına saklanırken, kimileri de kumun içine gömülerek dinlenir.
Papağan balığı neden "uyku tulumu" örer?
Bazı balıklar uyku konusunda çok daha yaratıcıdır. Bunun en ünlü örneği papağan balığıdır. Bu balık her gece, ağzından salgıladığı sümüksü bir maddeyle kendi etrafında bir tür kozadan uyku tulumu örer. Kulağa tuhaf gelse de bu işlem hayli enerji ister ve önemli bir amaca hizmet eder. Bu koza, tıpkı bir cibinlik gibi, uyurken balığa saldıran asalak canlıları uzak tutar; ayrıca balığın kokusunu gizleyerek onu yırtıcılardan da saklar. Hatta bu kozaya dokunulduğunda balık aniden irkilip fırlar; yani koza adeta doğal bir alarm görevi de görür.
Sürekli yüzmek zorunda olan köpekbalıkları nasıl uyur?
Bazı köpekbalıkları, solungaçlarından su geçirip nefes alabilmek için hiç durmadan yüzmek zorundadır. Peki bu balıklar nasıl uyur? İşte burada doğa şaşırtıcı bir çözüm bulmuş. Bu köpekbalıklarının bir kısmı, tıpkı yunuslar gibi, beyinlerinin yalnızca bir yarısını dinlendirir; diğer yarısı ise uyanık kalarak hem yüzmeye hem de tehlikelere karşı tetikte olmaya devam eder. Bazıları ise güçlü akıntıların olduğu yerlere yerleşip, suyun kendiliğinden solungaçlarından geçmesini sağlayarak yavaşça süzülür ve dinlenir. Deniz tabanında yaşayan bazı türler de özel bir delik sayesinde su pompalayarak hareketsizce uyuyabilir.
Kısacası o sessiz, hareketsiz duran balık aslında tatlı bir uykunun ortasında olabilir; sadece bunu gözleri açık, belki de kendi ördüğü bir uyku tulumunun içinde yapıyordur.





